dedenin son zeytinlerini toplamaya yetişebildik...Geçen yıl çok daha fazla katılmıştı zeytin toplama işlerine Uras, bu sene yoğunluktan havaların kötü gitmesinden nasip olamadı bir türlü...
Neyse cumartesi keyiflice topladık kalan son zeytinleri...Deli gibi koştular Şevvalle...
'' Anne dur ben önden gideyim belki yılan felan çıkar önüne korkarsın''
Geçenlerde piknikteyken yılan görmüştüm korkup kaçmıştım ordan aklında kalmış...sanki beni o kurtaracak:))
sonra zeytin çırpmasına yardım etti bizimki elinde koca sırığıyla:))
zeytinleri çırptı topladı taşıdı en önemlisi de sıktı :)) avuçlarının arasında suyunu çıkardı elleri mosmor bardaklara doldurdu sulandırdı zeytin şerbeti yaptı :))
Büyümesini izlemek güzel , yalnızlığını görmek acı , hala yemiyor olması çıldırtıcı...
geçenlerde; 4 kişi yemekteyiz sipariş verdik ne içelim diye konuşurken uras garsona seslendi
'' 3 ayran getirirmisiniz?''
neden 3 ayran ? kendini eledi aman iç büyürsün vs vs diyeceğimizi bildiğinden baştan tavrını koydu biz daha söylemeden...
Saçlarınıda kesdirdik paşanın... Pazar günü de çay kenarına pikniğe gittik.Dönüş yolunda sızdı kaldı...
Çocukluğumdan kalan canlı anılarda hep var bu çiçekler adını bile bilmediğim.Anneannemi hatırlattılar bana. Antika vazosunu süslerdi bahar geldi mi.
Yabani orkide aradım .Köklerini kazıp salep yapardık .Benim gibi düşünenler yüzünden hiç kalmamış bulamadım :((
Bir sürü de kedirgen topladık lale papatya kır çiçekleriyle birlikte.
önüne gelene aynı soruyu soruyor ,
'' armut gibi kafası var beyaz renkte duvarlardan geçebilir üstünden tren bilen geçebilir herkes ondan korkunca çok üzülür çünkü o insanları korkutmak istemez kimdir bu?
hı hı sevimli hayalet CASPER :))